Serebral Palsili Çocuklar ve Eğitim (OM2887)

Fiyat : ₺24,00(KDV Dahil)

Serebral Palsi’nin (SP) genel kabul gören tanımı; gelişimini tamamlamamış

beynin, ilerleyici olmayan hasara bağlı gelişen hareket ve duruş bozukluğu olduğudur.
SP, anne karnındaki dönemde, doğum sırasında ya da 2 yaşına kadar geçen dönemde
meydana gelebilir.
SP’li çocukların merkezi sinir sisteminde meydana gelen hasar, sinir-kas, kas
iskelet ve duyu sistemlerinde bozukluklara yol açar. Bu bozukluklar, çocuğun duruş ve
hareketlerinde yetersizliğe neden olur. Beyin gelişimini etkileyen nedenlerin motor
gelişimi ve postürü olumsuz etkilemesinin yanı sıra, mental gerilik, görme, işitme,
konuşma ve algılama gibi duyu bozukluklarının da bu tabloya eklenmesiyle özrün
şiddeti artmaktadır. Özrün şiddeti, nörolojik tutulum, etkilenen vücut kısımları, klinik
tip, primitif reflekslerin varlığı, postural reaksiyonlar, kaba motor becerilere bağlı
olarak SP’li çocukta lokomotor beceriler değişim göstermektedir.
Literatürde SP’de sıkça gözlenen defektler araştırıldığında %30-70 oranında
konuşma, %6-41 oranında işitme, %50 oranında görme, %35-60 oranında epilepsi ve
%30-70 oranında mental retardasyon, olduğu görülmektedir (Yorgancıoğlu vd.2001).
Mental gerilik, işitme, görme, konuşma, diş bozuklukları, kas ve iskelet deformitelerine
bağlı ortopedik sorunlar, akciğer sorunları, üriner sistem sorunları çeşitli yaşam
becerileri-öz bakım becerileri, fonksiyonel mobilite, uyku bozuklukları, sağlık vs.-
defektlerine yol açmaktadır.
Serebral Palsili çocuklarda yetersiz gıda alımı, spastisite, hareketsizlik, araya giren
enfeksiyonlar nedeniyle beslenme bozukluğu ve büyüme geriliği normal popülasyondan
daha sık görülür. Serebnal Palsili çocukların %90’nında spastisite, hipotoni, motor
gerilik ve ilkel reflekslerin kaybolmaması sonucu oromotor kas kontrolü yetersizdir.
Motor zedelenme ne kadar fazla ise beslenme sorunları ve yetersiz beslenmeye bağlı
durumlar o kadar sık görülür.
Birey, kendi evrensel bakım gereksinimlerini karşılayamadığı zaman sağlık
sapmalarında öz bakıma gereksinim duyacaktır (Velioglu P.,1999). Serebnal Palsili
çocuklara erken çocukluk dönemlerinden itibaren yeterli bakım verilip verilmemesine
bağlı olarak engelleri daha ciddi boyutlara ulaşabilmekte, yaşamlarının ilerleyen
kesitlerinde bağımlı ve bakıma muhtaç bireyler olabilmektedirler. Serebral Palsili
çocukların diğer sağlıklı çocuklar gibi duygusal ve sosyal gereksinimleri vardır. Toplum
içinde otonomiye ulaşmak, otokontrol edebilmek ve sosyal gelişim açısından bütün
olanaklara ulaşmak arzu ve hakları vardır. Destekleyici ve rehberlik edici yardım
modelleri, gelişme sağlayan bir ortamın oluşturulması ve eğitim Serebral Palsili bireyin
özbakım becerileri kazanmasında önemli yöntemlerdir.
SP’nin tedavisinde erken tanı ve tedavi önemlidir. Yayınımızın bu nedenle bilinç
yükseltme işlevi görmesini umuyoruz. Bebekte bir sorun olduğunu ilk fark eden genellikle
annedir. Anneler bebeklerinin iyi emmediğini, basını tutamadığını veya oturamadığını
söyleyerek doktora başvururlar (Özaras,N. Yalçın, S., 2001). SP’de tanı ne kadar erken
konulursa, gelişecek postür bozukluklarına ilişkin tedavi sonuçları o kadar iyi olur. Bu
nedenle, doğumdan sonraki ilk bir yıl içerisinde SP şüphesi uyandıracak belirtilerin
ebeveynler ve bütün sağlık personeli tarafından bilinmesi önemlidir (Sade,A., Otman,
A.,1991).
2008 yılında yapılmış bir çalışma sonucunda ülkemizde SP oluşma nedenleri
görülme sıkılığına göre sırasıyla; düşük doğum ağırlığı, erken doğum, doğum asfiksisi,
akraba evliliği şeklindedir (Erkin, G. vd. 2008). Serebral Palsi ülkemizde önemli bir sağlık
problemidir ve oluşma nedenlerini göz önüne alınca bilinç yükseltme çalışmalarının
önemi ortaya çıkmaktadır. Serebral Palsi ailelere maddi ve manevi yükler oluşturmakla
birlikte, özel eğitim ve tedavi de gerektiren kompleks bir durumdur. Özel eğitim ve
fizik tedavi rehabilitasyon hizmetlerinin yaygınlık ve alt yapı sorunlarından ötürü SP’li
çocukların eğitimi ve tedavisinde sorunlar oluşabilmektedir. Bu nedenle Serebnal
Palsinin oluşmasının engellenmesi daha önemli ve daha kolaydır. Bunun yolu hamilelerin
eğitimi, sağlık kontrolleri, bakımdır. Doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası bakımın
yeterince iyi yapılması halinde SP olgularının sayısının azalması sağlanabilir. Özellikle
daha önce zor doğum, düşük veya ölü doğum yapmış riskli gebelikler ile birinci
doğumların mutlaka sağlık kuruluşlarında yapılması teşvik edilmelidir. Bu nedenle
Serebnal Palsi ile ilgili kamu spotlarının oluşturulması gerekmektedir.
Bunların bilgisiyle Serebnal Palsili çocuğun uyku, beslenme, öz bakım becerileri,
kronik kabızlık, ağız hijyeni gibi sık görülen problemlerine destek olmak, Serebnal Palsili
çocukların eğitimi ve öz bakımının tümünü birlikte ele alan işlevsel hareket becerilerinin
geliştirilmesi, ağız bakımı, beslenme, tuvalet, temizlik, el yıkama, banyo, giyinme,
soyunma, uyku, dinlenme, eğlenme, tertip, düzen, ev isine yardım, hareket, egzersiz
ve ailenin çocuğun öz bakım becerilerinin geliştirilmesinde desteklenmesine yönelik
Eğiten Kitap olarak bir kılavuz kitap hazırladık.
 

 
Çocuk sahibi olmak isteyen ailelerde yeni bir bebeğin olacağı haberi mutluluk,
umut, heyecanlı bir bekleyiş, zaman zaman kaygı ve merak duyguları yaratır. Sanki
o güne yaşananlar, planlar bir anda değişir ve öncelikler aileye katılacak minicik
yaşama yönelir. Her doktor kontrolünde sağlıklı mı? Sorusu kaygı dolu bir ifade ile
sorulur. Genellikle her şey yolunda gider ve aile o çok beklediği bebeği kucağına alır.
O günden sonra kendilerinden daha başarılı, güzel ve şanslı bir çocuğu yetiştirme
görevini istekle üstlenirler. Fakat bazen her şey yolundaymış gibi görünmez. Aile
bebeğinin sağlığını, gelişimini kaygıyla izlemeye başlar. Diğer bebeklerle karşılaştırır.
Bir şeyler bekledikleri, o güne kadar öğrendikleri gibi gitmiyordur. Bilinmezliğe cevap
aramak için gittikleri uzmanlar hiç duymadıkları bir kelime ile çocuklarının problemini
tanımlarlar” SEREBRAL PALSİ”. "Bu nedir? Bir çocuk hastalığı mı? Kızamık gibi
geçer mi? Kalırsa neler olur? Yürür mü? Konuşur mu? Okula gider mi? Bundan
sonra bizi neler bekliyor?” Bu sorular bilinmezliğine cevap arayan ailenin ilk aklına
gelenlerden sadece bir kaçı. Aile kısa bir süre içinde "Farklı Gelişen” bir çocukla karşı
karşıya olduğunu, yaşamın önemli bir kısmını sağlık ve eğitim alanından uzmanlarla
geçireceğini anlar. Tüm planlananlar değişmiş gibi görünebilir. Tek değişmeyen
umuda yolculuktur.
Bu kitap umuda yolculuk yapan aileler, bu yolculuğu gerçekleştirmelerine
gönülden destek veren meslek elemanları, kendini bu göreve hazırlayan öğrenciler
için bir başvuru kaynağı olması nedeniyle hazırladım. Engin bir deniz kadar geniş
olması nedeniyle ciltler alacak bir konuyu belli sayfalara sığdırmaya ve Serebral
Palsili çocukların eğitimleri yönünden son uygulamalara ayırarak düzenlemeye
çalıştım. Yararlı olması dileklerimle.
Yrd. Doç. Dr. Handan DOĞA